Kemer’de bayram öncesi kasaplar ve fırınlar denetlendi

Kemer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesi Kemer’deki kasap ve fırınlarda denetim gerçekleştirdi.

Kemer'de bayram öncesi kasaplar ve fırınlar denetlendi, System.String[]

Kemer Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesi Kemer’deki kasap ve fırınlarda denetim gerçekleştirdi.

Vatandaşların sağlığı için kasap ve fırınlarda hijyen ve gıda denetimi yapan belediye ekipleri, Kurban Bayramı öncesi gıda üretimi ve satışı yapan iş yerlerine yönelik denetimlerini artırdı. Bayrama sayılı günler kalırken, belediye ekipleri tarafından fırın, kasap ve benzeri iş yerlerinde yapılan denetimlerde genel hijyen, ruhsat, fiziksel ve teknik koşullar ile fiyat tarifesinin bulunup bulunmadığına dikkat edildi.

Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, zabıta ekiplerinin 7 gün 24 saat kesintisiz çalıştığını belirterek, “Kurban Bayramı öncesi ekiplerimiz denetimlerini sıklaştırdı. Bu denetimlerle vatandaşımız ve esnaf için birçok olumsuzluğun önüne geçiyoruz. Vatandaşımızın sağlığını düşünerek hareket ediyoruz. Ekiplerimiz, vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçirebilmeleri için bayram sürecinde de görevlerinin başında olacaktır” dedi.

ÇAMYUVA DA SAHİL İŞGALİ

 

SAHİL İŞGALİ
“Devlete Ait Sahil”
Marco Polo Tatil Köyü ve
Sun Club Tatil Köyü tarafından
“ÖZEL MÜLKİYET“ alanına dönüştürülmüştür.

Kemerin Turizm de marka olma yolunda büyük hizmetler vermiş olan Ceylan Grubuna ait sahil saldırısı artarak devam ediyor. Konu hakkında açıklama yapan Grupun basın Açıklaması :

Antalya, Kemer, Çamyuva’da Simena Hotel ve Simena Villaları’nın işletmecisiyiz. Tesislerimiz sahile yaklaşık 300 mt. mesafede ve 2 nci bantda yer almaktadır. İşletmelerimiz 1000 yatak kapasitelidir. İşletmelerimizde konaklayan turistler Sun Club Tatil Köyü ve Marco Polo Tatil Köyü arasındaki mevcut yasal yoldan sahile ulaşmaktadırlar.

Marco Polo Tatil Köyü’nün sahibi Bekir OKAN ve Sun Club Tatil Köyü’nün sahibi Fuat GÜVEN Anayasa’nın 43 Maddesini, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nu ihlal etmekte ve ayrıca 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. Maddesine istinaden İmar kirliliğine neden olmaktadır.

Marco Polo ve Sun Club Tatil Köylerinin kapasitesi de yaklaşık 1000 yatak olup, Denize sıfır olmanın avantajını kullanarak tesise ait şezlonglarını çok geniş bir alana yaymaktadır. Belirli bir bölümünü ise çember içerisinde alıp kendi özelinde kullanmaktadırlar.

İşletmelerimiz Simena Hotel ve Simena Villaları 500 m2 gibi çok dar bir alanda turistlerimize hizmet verilebilmektedir. Marco Polo ve Sun Club Tatil Köyü ise yaklaşık 300 mt uzunluğundaki sahili tamamen tek başlarına kullanmakta ve yatak sayılarımızda yaklaşık aynı olmasına rağmen hotelimizin kullandığı alanın yaklaşık 25-30 katı büyüklüğünde çok geniş bir alan işgal edilmiş durumundadır.

Simena tesislerimizde konaklayan turistler Marco Polo ve Sun Club Tatil Köyü’nün önündeki boş kumsala uzanarak güneşlenmek istediklerinde her iki tesisin güvenlik görevlileri tarafından turistlerin geçişine izin verilmemektedir.

OLAY BİLİRKİŞİ RAPORLARI İLE BELGELENMİŞ DURUMDA

2005 yılından beri yani yaklaşık 15 yıldır bu sorun yaşanmaktadır. Geçmiş yıllarda Turizm Bakanlığı’na, İçişleri Bakanlığı’na, Valiliğe Kaymakamlığa, Belediyeye, ilgili tüm devlet dairelerine, sorunun çözümü için başvuruda bulunulmuş, ancak başvurularımız sonuçsuz kalmıştır. En son olarak hukuk mücadelesine devam edilerek; TBMM’ye tüm belge ve bilgilerle başvurulmuş, konu ulusal basına intikal ettirilmiş ve dilekçe komisyonu tarafından; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;

– Kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olmasına rağmen kullanımının denize sıfır olan tesisler tarafından duvar, çit, parmaklık, tel örgü çekmek suretiyle engellendiği tespiti yapılarak, 21.06.2012 tarihinde TBMM Dilekçe Komisyonu’nun 12 sayılı Genel Kurul Kararı ile “ devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyılardan halkın kullanımının mevzuata aykırı olarak sınırlandığı bu sınırlamaların kaldırılması ve gerekli önlemlerin alınmasına ait karar oybirliği ile kabul edilmiş ve 27/06/2012 tarihinde yayımlanarak gerekli düzenlemelerin yapılması, önlem ve tedbirlerin alınması amacıyla devletin tüm ilgili birimlerine gönderilmiştir. Bir sureti de tarafımıza tebliğ edilmiştir.

Ancak bugüne kadar hiçbir düzenleme ve değişiklik yapılmamıştır. Tam aksine Marco Polo Tatil Köyü tarafından ekli resimlerde de görüleceği üzere sahilin tüm alanlarına demir kazıklar çakılarak sahil tamamen işgal edilmiştir ve açık hava diskosu yapılmıştır. Sun Club Tatil Köyü ise daha evvel baraka şeklinde yer alan sahildeki su sporları malzeme deposunu yıkıp komple yeniden yasal olmayan şekilde su sporları binası adı altında devasa büyük bir bina ve snack restaurant yapmıştır.

COVID-19 Pandemi sonrasında hayatın normale dönmesi çalışmaları kapsamında Turizm Bakanlığı’nın belirlediği kriterleri yerine getirerek 10 Temmuz 2020 tarihinde otelimizi açtık. Yukarıda belirtilen tesislerden Sun Club Tatil Köyü kapalı durumdadır. Otelimiz Müşterileri pandemi nedeniyle sosyal mesafe kurallarına uyarak sahili kullanmak istemektedirler. Ancak Marco Polo ve Sun Club Tatil Köyü yetkililerince muz ağacı vs bitkiler dikilerek ve güvenlik görevlileri “ bu kısım özel alan” demek suretiyle geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da turistlerimizi engellemekte ve tesis hizasına denk gelen sahil şeridinde denize girmelerine, kumsala havlu koymalarına engel olmaktadırlar. Turistlerimiz rahatça denize giremiyor ve kumsalı kullanamıyorlar. Anayasa’nın 43.Maddesinde düzenlenen “ Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 5 nci maddesi ihlal edilerek söz konusu yerler sanki kendilerinin özel mülküymüş gibi sahiplenmek suretiyle tasarrufta bulunmaktadırlar. Kısaca Sun Club Tatil Köyü ve Marco Polo kendi tesislerinin kapalı olsun / olmasın sahil şeridi kendilerine aitmiş gibi davranmaları kabul edilemez.

Ülkemiz ekonomisine destek olmak, vatandaşlarımıza istihdam sağlamak amacıyla otelimizi açtık. Bilindiği üzere Zorluklar içinde turizm sezonuna başlamış durumdayız. Her zaman ülkemiz imajı ve menfaatlerini en ön planda tuttuk ve tutmaya da devam edeceğiz. Anayasal Hakların Engellenmesinin önlenmesi ve Kıyı Kanununa Muhalif Yapıların kaldırılarak kamu düzeninin sağlanması ve sahilde adil bir paylaşımın yapılmasının gerektiği düşüncesindeyiz.” diyerek haklı davalarını savunmuşlardır.

KONU İLE İLGİLİ YETKİLİ MAKAMLARI GÖREVE DAVET EDERKEN BU TURİZM AYIBININ BİRAN ÖNCE DÜZELTİLMESİNİN ALTINI BİR KEZ DAHA ÇİZİYORUZ.

SKUT, Kemer’de deniz dibi temizliği yapacak

Suda Arama Kurtarma Derneği (SKUT) Başkan Yardımcısı Mustafa Bilyaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu ziyaret etti.

SKUT, Kemer'de deniz dibi temizliği yapacak, System.String[]

 

Suda Arama Kurtarma Derneği (SKUT) Başkan Yardımcısı Mustafa Bilyaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu‘nu ziyaret etti. Kurban Bayramı sonrası Kemer’de deniz dibi temizliği yapılması planlandığını ifade eden Başkan Topaloğlu, “SKUT ile Kemer’deki sahillerimizde deniz dibi temizliği yaparak bu berraklığı daha da keskinleştirmek istiyoruz” dedi.

Ziyarette konuşan Başkan Topaloğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, SKUT ile iş birliği içerisinde projeler yapacaklarını söyledi.

Kurban Bayramı sonrası Kemer’de deniz dibi temizliği yapılması planlandığını vurgulayan Topaloğlu, “Kemer dünyanın ve Türkiye‘nin en önemli turizm destinasyonlarından biri. Kemer’deki denizin temizliği ve berraklığı yerli ve yabancı misafirleri her zaman cezbediyor. SKUT ile Kemer’deki sahillerimizde deniz dibi temizliği yaparak bu berraklığı daha da keskinleştirmek istiyoruz. Bayramdan sonra yapılacak olan etkinliğe Kemer Belediyesi olarak her türlü desteği vereceğiz” diye konuştu.

Misafirperverliklerinden dolayı Topaloğlu’na teşekkür eden SKUT Başkan Yardımcısı Bilyaz ise Kemer’de deniz dibi temizliği yaparak farkındalık oluşturmak istediklerini ve vatandaşlardan bu konuda daha duyarlı davranmalarını istedi.

Bilyaz, deniz dibi temizliği etkinliğine destekleri için Topaloğlu’na teşekkür etti

Antalya’daki orman yangını kontrol altına alındı

Antalya’daki orman yangını kontrol altına alındı

Bugün saat 10.30 sıralarında Aksu ilçesi Güzelyurt mahallesi Belen mevkiinde henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü yangın çıktı. Kırsal alanda başlayan yangın rüzgarın etkisiyle birlikte büyüyerek ormanlık alana yayıldı. İhbarın ardından bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.

Yangına Orman Genel Müdürlüğüne ait 7 arazöz, 5 ilk müdahale aracı, 1 dozer, 3 yangın söndürme helikopteri, 1 uçak, Büyükşehir Belediyesine ait 4 arazöz ve 40 yangın işçisi müdahale etti. Havadan ve karadan müdahalede bulunulan yangında ekipler alevleri yerleşim yerlerine ilerlemeden söndürdü.
Ekiplerin soğutma çalışmaları devam ediyor.

 

Daha kaç kadını kaybetmemiz gerek

Muğla’nın Ula İlçesi’nde 5 gündür kayıp olan ve bugün ormanlık alanda cesedi bulunan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin Türkiye’yi yasa boğdu.

Daha kaç kadını  kaybetmemiz gerek

Genç kızın eski erkek arkadaşı tarafından boğularak öldürüldüğü, ardından yakılarak üzerine beton döküldüğünün ortaya çıkması ise acı ve üzüntüyü katladı. Katile sosyal medyada öfke yağarken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, bu vahşi cinayet üzerinden İstanbul Sözleşmesi’ni hatırlattı.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VURGUSU

İYİ Parti Lideri Akşener twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Pınar Gültekin’in sahipsiz kalan çığlığıyla bir kez daha yandık. Bir kadının daha hayallerini çaldılar. Bir kadının daha yüreğine evlat acısı düşürdüler.  İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için daha kaç kadınımızı kaybetmemiz gerekiyor?” ifadelerini kullandı.

 

‘Katilleri tanıyoruz ve hesap soracağız’
Antalya Kadın Platformu şüpheli ölümü hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verilen Rabia Naz ve Muğla Ula’da eski erkek arkadaşı tarafından hunharca katledilen Pınar Gültekin için eylem yapacak. Attalos Meydanı’nda saat 19.00’da Rabia Naz için, 20.00’de ise Pınar Gültekin için basın açıklaması yapacak olan platform üyeleri, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını isteyen AKP iktidarını da protesto edecek. Antalya Kadın Platformu’nun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İstanbul Sözleşmesi’ne ve 6284’e saldıranlar katil Cemal Metin Avcı gibi Pınar Gültekin’in katilidir. Susmuyoruz, korkmuyoruz, katilleri tanıyor ve hesap soruyoruz.” İfadeleri kullanıldı.

‘Katilleri tanıyoruz  ve hesap soracağız’

 Rabia Naz Vatan, 12 Nisan 2018’de Giresun’un Eynesil ilçesindeki evlerinin önünde yaralı halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Rabia Naz’ın ölüm nedeni, Adli Tıp Kurumu raporunda “genel beden travmasına bağlı omur, pelvis ve ekstremite kemik kırıkları ve gelişen komplikasyonlar” olarak yer aldı ve vücudundaki yaralanmaların “çatıdan düşmeyle mümkün olduğu” ifade edildi.

 

AİLE: ARABAYLA ÇARPIP ATTILAR

Aile, kızlarına otomobil çarptığını, yaralı halde evin önüne bırakıldığını öne sürdü. Baba Şaban Vatan, kızının vefatının şaibeli olduğunu dile getirerek, şu iddiaları dile getirdi:

 

-“Kızımı evinin önünde ağır yaralı olarak bulduk ve akabinde kaybettik. Olayın şoku ve üzüntüsü sebebiyle intihar olarak düşündük ancak zamanla ortaya çıkan tutarsızlıklar kızımızın vefatının şaibeli olduğunu gösteriyor. Örneğin, çocuğumun sol ayağı kopar derecesine gelmiş. Atar damar kesilmiş. Konuyla ilgili tüm uzmanlar kan boşalması gereken bir durum olduğunu söylüyor ancak çocuğum boylu boyunca uzanıyor bir damla kan yok, ayak temizlenmiş pantolonunda kan var, ayakkabısında kan var ama yanında kan-man hiçbir şey yok. Ayrıca kızımızın okul çantası ilk etapta olay yerinde değildi sonrasında bir el çantayı getirip koydu.

 

-Otopsi raporuna göre de yüksekten engelsiz düşmeyi reddeden bulgular sunuyor, ellerinde sıyrıklar var ve sadece sol arka tarafında hasarlar mevcut. Kızım trafik kazası geçirmiş. Ama geçirdiği trafik kazası ölümü ile sonuçlanacak kaza değil. Çarpanlar evimin yanına bırakarak teras kattan atlayıp intihar etmiş gibi bir hava vermeye çalıştılar. Kızım evimin yanında kan kaybından öldü.”

 

Giresun’un Eynesil ilçesinde 2018’de şüpheli şekilde hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan’ın yaşamını yitirmesiyle ilgili soruşturmada takipsizlik kararı verildi.

SGK tarihinde böyle yolsuzluk görülmedi, SGK ve bankaları tokatladılar

Sosyal Güvenlik Kurumu’nda tarihte görülmemiş bir yolsuzluk meydana geldi. Bir SGK görevlisi, anlaştığı bir şirket üzerinden 144 vatandaşa geriye dönük SGK ödemesi yatırıp, vatandaşların Türkiye genelindeki özel bankalardan 13 milyon 475 bin liralık kredi çekmesini sağladı.

SGK tarihinde böyle yolsuzluk görülmedi, SGK ve bankaları tokatladılar

 Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Teftiş Başkanlığınca Balıkesir Burhaniye’de görevli Veri Hizmetleri Kontrol İşletmeni olarak görev yapan Özcan S.’nin SGK geri dönük kayıtlarında usulsüzlük yaptığı belirlendi. Sabah’tan Dilek Yaman’ın haberine göre, Müfettişler, Zeki A.’ya ait bir iş yerinin Host ekranı üzerinden 144 kişiye, 2017 Haziran ayından 2018 Ağustos ayına kadar geriye dönük sahte sigorta hizmeti yüklediği ve bir ay sonra yüklenen ödemelerin iptal edildiği ortaya çıktı.

“13 MİLYON 475 BİN LİRALIK KREDİ”

İncelemeyi genişleten SGK müfettişi sigorta primi yüklenen vatandaşların özel banka kuruluşlarına giderek farklı meblağlarda kredi kullandıkları ve kredi dosyalarında SGK hizmetleri yüklenen belgeleri sundukları ortaya çıktı. Türkiye’nin çeşitli illerinden toplamda 13 milyon 475 bin liralık kredinin söz konusu iş yerine ait ödenmiş gibi görünen hizmet bedelleri karşılığında çekildiği tespit edildi.

“PARAYA İHTİYACIMIZ VARDI”

 Ortaya çıkan bu durum sonrası vatandaşlara geriye dönük prim yükleyen kullanıcının işlemleri geriye dönük şekilde incelendi. Bağcılar SGK’da görevli Ali G.’nin Özcan S.’nin kullanıcı adı ve şifresiyle 144 vatandaşa geri ödeme yapıldığı tespit edildi. 35 farkı ilde yaşadıkları belirlenen söz konusu sigortalarının Diyarbakır, Adana, Mersin, Tarsus, İzmir ve Ankara illerinde bulunduğu ve ifadeleri alındı. Müfettişlerce ifadeleri alınan vatandaşlar, paraya ihtiyaçları olduğunu SGK ödemeleri olmadığı için kredi çekemedikleri ve sosyal medya vasıtasıyla ya da aracı bazı yakınlarıyla görüştüklerinden komisyon karşılığında SGK ödemelerinin yaptırdıklarını anlattı.

SAVCILIĞA İHBAR EDİLDİ

Müfettişleri hazırladıkları rapor sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak hem kurum personeli hem de usulsüz şekilde SGK ödemesi yapılmış gibi göstererek bankalardan kredi çeken vatandaşların SGK’yı haksız şekilde zarara uğrattığı ileri sürüldü. Savcılıkça, Müfettiş raporu sonrası olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

KYK borçları silinsin !

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, öğrenim kredisi kullanan üniversite mezunlarının borçlarının silinmesi amacıyla TBMM Başkanlığı’na bir yasa teklifi sundu.

KYK borçları silinsin !

 Cumhuriyet’in ilanından bu yana hiçbir krizde görülmemiş bir genç işsizliği sorunuyla karşı karşıya gelindiğini dile getiren Budak, “Gelinen noktada her üç işsizden birisi gençtir ve üniversiteli işsiz sayısı bir milyonun üzerindedir. Bir de öğrenim kredisi borcu, gençlerin üzerine karabasan gibi çöküyor. E-hacizler korkulu rüyaları oldu. Bu sorun artık sadece gençleri değil pandemi sırasında işini kaybeden ailelerini de derinden etkiliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu sorunu artık görmezden gelemez. Gelin bu yasayı çıkaralım, üniversite mezunu gençlerimize küçük de olsa bir nefes aldıralım” dedi.

 

GENÇ İŞSİZLİĞİ PATLADI

Budak, teklifin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi: “Türkiye, Cumhuriyetin ilanından bu yana, hiçbir krizde görülmemiş bir genç işsizliği sorunuyla boğuşmaktadır. Genç işsizliği her geçen gün artmakta, açıklanan veriler durumun vahim boyutlara ulaştığını gözler önüne sermektedir. TÜİK Mart ayı 2020 verilerine göre 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24,6; istihdam oranı ise yüzde 27,4’tür.  Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,2 puanlık artışla yüzde 27,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.”

 

HER 3 İŞSİZDEN BİRİ GENÇ

“Herhangi bir ihtiyaç analizi yapılmadan ve planlamaya dayanmadan siyasi iktidar tarafından uygulanan ‘her ile üniversite’ hedefinin hayata geçirilmesi, üniversiteden yeni mezun gençlerimizi işsizliğin kucağına iten diğer bir unsurdur. Gelinen noktada her üç işsizden birisi gençtir ve üniversiteli işsiz sayısı bir milyonun üzerindedir.  Diğer bir kesimi de üniversiteden mezun olduktan sonra asgari ücretle veya asgari ücretin biraz üzerinde bir maaşla iş bulabilen gençlerimiz oluşturmaktadır. Uzun süre işsiz kalan veya asgari ücretle iş bulabilen gençlerimiz, üniversite yıllarında aldıkları öğrenim kredilerinin borcu altında ezilerek yeni yaşamlarına adım atmaktadır. Öğrenim kredisi borcu olanların, mezun olduktan iki yıl sonra geri ödeme yapması gerekirken ekonomik mevcut koşullar altında bu ödemeler ne yazık ki yapılamamaktadır.”

 

217 BİN GENCE E HACİZ

“Son 10 yılda öğrenim kredisi borcu olan 5 milyon öğrenciden borçlarını ödeyemeyen 279 bin 797 kişi KYK tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığına bildirilmiş, 2019 yılında kredi borcu bulunan 217 bin gence e-haciz uygulanmıştır. Bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle bu yükü daha da derinleştirmiştir. Devam eden salgın sürecinde bu gençlerin istihdama katılmalarının zorluğu ortadadır. Bu durum hem gençlerimizi hem de ailelerini zorlayacak bir tabloyla karşı karşıya bırakacaktır.

Geleceğimizin teminatı gençlerimize istihdam olanağı yaratmak sosyal devletin olmazsa olmazlarındandır. Gençlerimize ihtiyaç duydukları ve hak ettikleri iş imkânlarını yaratmadan öğrenim borçlarının baskısı altında ezmek, sosyal devlet anlayışına da ters düşmektedir. Ulu Önder Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerimizin sosyo ekonomik koşullarını iyileştirerek geleceğe güvenle bakmalarını sağlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve sorumluluğundadır.”

Poliste atama rüzgarı

ANTALYA Emniyet Müdürlüğü’nde terfi ve atamalar sonrası merkez ve ilçelerde 48 rütbelinin yeri değişti.

Poliste atama rüzgarı

Vali Ersin Yazıcı’nın onayıyla İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan tarafından bazı ilçe ve şube müdürlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda rütbelinin yeri değiştirildi. Hakkari’den gelen Talat Eryılmaz, Muratpaşa ilçe Emniyet Müdürü Mustafa Aşık, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Hilmi Özgönül, Kumluca Emniyet Müdürü Cemil Doğan ve Güvenlik Şube Müdürü Murat Baz, İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak atandı.

Ayrıca Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürü olan Oray Ertuğrul Bütçe Şube Müdürlüğü’ne, Çocuk Şube Müdürü Mehmet Tatar Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’ne, Bilgi Teknolojileri Şube Müdürü Zafer Kundu Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne, Interpol Şube Müdürü İhsan Zorlu Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne getirildi.

Döşemealtı ilçe Emniyet Müdürü Suat Esin Serik İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Serik İlçe Emniyet Müdürü Ömer Zafer Karaaslan Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kaş İlçe Emniyet Müdürü Erkan Kaçar Güvenlik Şube Müdürlüğü getirilirken, Fatih Kasapoğlu ise Döşemealtı İlçe Emniyet Müdürü olarak atandı. Bir süredir Emniyet Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini yürüten 4. Sınıf Emniyet Müdürü Serpil Engenç Havalimanı Şube Müdürü olurken, Elmalı İlçe Emniyet Müdürü Deniz Yılmaz, Asayiş Şube Müdür Yardımcısı oldu.

1. Kemer Sanat Çalıştayı ve Yaz Sanat Kampı başladı

Kemer Belediyesi ev sahipliğinde Akdeniz Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Süleyman Demirel Üniversitesi, Kemer İş Adamları Derneği (KEMİAD), iş birliğince düzenlenen 1. Kemer Sanat Çalıştayı ve Yaz Sanat Kampı Kemer’de başladı.

1. Kemer Sanat Çalıştayı ve Yaz Sanat Kampı başladı, System.String[]

Kemer Belediyesi ev sahipliğinde Akdeniz ÜniversitesiSelçuk ÜniversitesiKütahya Dumlupınar Üniversitesi Süleyman Demirel Üniversitesi, Kemer İş Adamları Derneği (KEMİAD), iş birliğince düzenlenen 1. Kemer Sanat Çalıştayı ve Yaz Sanat Kampı Kemer’de başladı.

Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu‘nun destekleriyle Çamyuva mahallesindeki belediyeye ait günübirlik alanda düzenlenen çalıştayda, her hafta farklı akademisyen ve öğrenci grubuyla farklı sanat dallarından oluşan çalışmalar yapılacak. Saat 18.00’dan sonra halka da açılacak olan çalıştaya katılanlar, birbirinden değerli sanatsal çalışmalarını sergileyecek.

Pandemi sürecinde birçok sektörün duraklamasıyla birlikte sanat alanındaki çalışmalarında duraklamasına dikkat çekilen çalıştay, 3 aylık pandemi sürecinde yapılamayan sanatsal faaliyetleri canlandırmak amacıyla düzenleniyor. Çalıştayın açılışına, KEMİAD Başkanı Rıza Sönmez ve davetliler de katıldı.

Çalıştay Koordinatörü Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Öğretim Üyesi Doç Dr. Mehmet Ali Eroğlu, yaptığı açıklamasında, pandemi döneminde birçok alanda olduğu gibi sanat alanında da durgunluk yaşandığını söyledi.

Eroğlu, sanat alanındaki durgunluğu canlandırmak amacıyla ‘mesafeni koru maskeni tak sanatsal malzemelerini al gel’ sloganıyla çalıştay düzenlemek istediklerini ifade ederek, “Çalıştay Eylül ayının sonuna kadar devam edecek. Türkiye‘nin farklı üniversitelerinden öğretim görevlileri ve öğrencileri burada misafir ediyoruz. Çalıştay alanında sosyal mesafeyi koruyarak çadırlar kurduk. Belediye Başkanımız Necati Topaloğlu gerekli bütün desteği sağladı. Sosyal ve kültürel aktiviteler de olacak. İnsanların burada 3 aylık pandemi sürecinde yapamadıkları sanatsal faaliyetleri yapmalarını sağlamak istedik” diye konuştu.

Çalıştay Eylül ayının sonuna kadar devam edecek.

Lokanta, restoran, kafe, kıraathane çalıştıranlar dikkat..

.

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine, “Lokanta, restoran, kafe, kıraathane vb. işyerlerinin çalışma saatleri” hakkında genelge gönderdi.

Lokanta, restoran, kafe, kıraathane çalıştıranlar dikkat...

Genelgeye göre, 21 Temmuz’dan itibaren lokanta, restoran, kafe, kafeterya, çorbacı, kokoreççi, çiğ köfteci, kıraathane, kahvehane, çay bahçesi, dernek lokali gibi işletmelerin çalışma saatlerine yönelik kısıtlamalar kaldırıldı.

Bakanlığın, 81 il valiliğine gönderdiği genelgede, Covid-19 salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, güvenli mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutmak amacıyla Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun önerileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  talimatları doğrultusunda birçok tedbir kararı alınarak uygulamaya geçirildiği hatırlatıldı.

Genelgede, içerisinde bulunulan kontrollü sosyal hayat döneminde, salgınla mücadelenin genel prensipleri olan temizlik, maske ve fiziki mesafe kurallarının yanı sıra her bir faaliyet alanı/iş kolu için alınması gereken önlemler ayrı ayrı belirlenerek bu kural ve tedbirler çerçevesinde faaliyetlerin sürdürüldüğü ifade edildi.

Bu çerçevede;  daha önce illere gönderilen genelge ile faaliyetleri geçici süreliğine durdurulan lokanta/restoran/kafe/kıraathane vb. işyerlerinin 1 Haziran 2020 tarihinden itibaren belirlenen kurallar dahilinde saat 22:00’a kadar hizmet verebilecekleri talimatlandırıldığı,  söz konusu işletmelerin sundukları hizmetlere ihtiyacın artması nedeni ile kapanış saatlerinin 24:00’a uzatıldığı anımsatıldı. Yine  illere gönderilen genelge ile  marketler, pazar/satış yerleri, berber, güzellik salonu/merkezi, kuaför vb. iş yerleri ile alışveriş merkezlerinin çalışma saatlerine yönelik kısıtlamalar kaldırıldığı hatırlatıldı.

Genelgede, gelinen aşamada; Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından sektörel bazda yayımlanan rehberlerde belirtilen tedbirlere riayet edilmesi kaydıyla 21 Temmuz’dan itibaren lokanta, restoran, kafe, kafeterya, çorbacı, kokoreççi, çiğ köfteci, kıraathane, kahvehane, çay bahçesi, dernek lokali vb. işletmelerin çalışma saatlerine yönelik kısıtlamaların kaldırıldığı,   belirtilen işletmelerin genel mevzuatları ve ruhsatlarında belirtilen saat aralıklarında faaliyette bulunabilmelerine karar verildiği ifade edildi.