İki gezi teknesinde korkutan yangın

ANTALYA’nın Manavgat ilçesinde, bakımı yapılan gezi teknesinde yangın çıktı. Yandaki gezi teknesine de sıçrayan yangın, itfaiyenin yaklaşık 1 saatlik çabası sonucu söndürüldü. Yangında, büyük çaplı maddi zarar meydana geldi.

İki gezi teknesinde korkutan yangın

Manavgat’ın Kum mevkiindeki yat çekek yerinde bakım için bulunan 200 kişilik gezi teknesinde, öğle saatlerinde yangın çıktı. Ramazan Taş’ın sahibi olduğu işletmede kışlık bakımı yapılan Brothers Five Nordic adlı teknede başlayan yangın, kısa sürede büyüdü. Hemen yanında yine bakım için bulunan Grand Linda adlı gezi teknesine sıçrayan yangına önce çalışanlar müdahale etti. İhbar üzerine bölgeye Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi sevk edildi. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın, yaklaşık 1 saatlik çalışmayla söndürüldü.

Tamince: “Ümitsizlik Korona’dan daha tehlikeli.

 

Fettah Tamince: “Ümitsizlik Korona’dan daha tehlikeli. Korona öldürür ama ümitsizlik süründürür

Fettah Tamince’nin açıklamalarından bazıları şöyle:

– İçinde bulunduğumuz krizi üçe ayırmak lazım. Birinci evre ön dalga: Büyük bir panik vardı ve herkes her ülke kendisine göre önlemler aldı. Bazıları geç önlem aldı bazıları erken. Bu dönem en stresli dönemde. Bu dönem biraz kontrol altına alındı. Artık ikinci evreye geçtik. Üçüncü evre ise normal hayata nasıl döneceğimiz üzerine düşüneceğiz. Yıllarca geçmeyecek bir boyut da ekonomik boyut olacak.

– Bence Haziran başı gibi hava koridorlarını nasıl açarızı konuşmaya başlayacağız. Haziran sonu, Temmuz başında da ülkeler arası hava trafiği açılacaktır ama bu trafik tabi ki eskisi gibi olmayacaktır.

– Bu pandeminin tam olarak biteceği söylenmiyor. Bu virüs ile yaşamayı öğreneceğiz gibi görünüyor. Önümüzdeki 6 ay belki de maske ile dolaşmaya devam edeceğiz. Bu virüsü bitirelim ve hayata öyle dönelim demek çok zor.

– Otellerimizde hijyen konusu tartışılıyor. Bizim 5 yıldızlı otellerimizin hijyen standartı zaten yüksekti. Bunları tartışırsak sorular içinde boğuluruz. Daha farklı konuları tartışmalıyız.

– Rixos Hotels olarak bizim çok ciddi bir istihdam sorumluluğumuz var. Kadrolular devam ediyor. Fedakarlıklar gösteriyoruz. İstihdamı korumalıyız ama ABD’nin bile kaynakları sınırsız değil. Realist olmalıyız. İnşallah her şeyi üç ay içinde aşarız.

– İzolasyon döneminde öğreneceğimiz çok şey var. Çalışanlarımızın ortak sorunu lisanları. Bu dönemde lisan bilmeyen lisan öğrenmeli, 2 dil bilen ise 3. dili öğrenmeye çaba harcamalı. Yani çalışanlarımız kendilerini yetiştirmeli. Nasıl daha iyi olabiliriz düşünmeliyiz. Çalışanlar gibi biz işverenler de çalışmaya devam etmeli. Konseptler geliştirmeliyiz, trendleri takip ederek yenilikler üzerinde çalışmalıyız. Kendimizi geliştirmeliyiz. Otellerimizi büyük atölyelere çevirmeliyiz. Netflix’e para kazandırmaktan çıkıp 3 ay boyunca kendimize yatırım yapmalıyız.

– 2020, 2021 ve 2022 yılları 2019 yılı gibi olmayacak. Önümüzdeki aylar ekonomik hüsranlar olacak. Bu sorunla müşteri de alamayız.

ABD ve AB gibi büyük ekonomilerle iş ortaklıkları yapmamız gerekiyor. Özellikle Avrupa’da ölümlerin en fazla olduğu yerler huzur evleri oldu. Bu insanlar huzur evlerine yatırım yapacaklar. Bu huzurevlerinde çalışacak insan arayacaklar. Bu noktada çalışanlarımız kendilerini geliştirmeli. İşverenlerimiz de bu ülkelerde fırsat aramalı.

– Türkiye’ye üç yerden para girişi var. Turizm, yan sanayi ve müteahhitlik hizmetleri. Turizm ve müteahhitlik üzerine ciddi şekilde eğilmeliyiz. Enseyi karartmamalıyız. Ümitsizlik koronadan daha tehlikeli. Korona öldürür ama ümitsizlik süründürür.

Hiçbir ülke kendisini dünyadan soyutlayamaz. Hava köprüleri geç de olsa sınırlı da olsa açılacak. Tabi artık bazı sektörler daha daha yavaş gelişecek ve iş seyahatleri azalacak. Evden iş yapmak geleneksel hale gelecek. Bütün bunlar havacılığı etkileyecek ve sektör zarar görecek.

– Deniz, kum ve güneş daha fazla değerlenecek. Bu bir stres ortamı. Deniz, kum ve güneş artık su gibi temel bir ihtiyaç haline geldi. Bizde petrol yok onlarda güneş.

– Tanıtım konusunda bir sıkıntı yok. Tabi tanıtımlar yapmalıyız ama zaten özellikle Antalya her sene milyonlarca turist ağırlıyor. Bizim Niş ürünler üretmemiz lazım. Bu ürünleri yaratabilirsek tanıtmak zor değil. Ürününüzün bir hikayesi olmalı. Bakın The Land of Legends’ta eğlenceye odaklandık. Başka birisi spora odaklandı. Bunlar başarılı girişimlerdi. Ben isterim ki bir otelimiz bahçesi ve ekip biçtiği ile öne çıksın. Otellerimizde mermerin kalitesinden öte artık konulara eğilmeliyiz.

– Antalya-Belek’teki tesisler resort otelcilik anlamında dünyada bulunan tesisler değil. Ama tesislerimizde biraz da ruh tarafını geliştirmeliyiz.

– Sağlık turizmi çok önemli. Bizim iyi hastanelerimiz ve iyi markalarımız var. Alt yapımız gelişmiş. Sağlık anlamında ülkemizin durumu ile gurur duymalıyız. Sağlık, bizi dünyada farklı bir noktaya koyuyor. ABD ve Avrupa’da en büyük ölümler huzurevlerinde gerçekleşti. Biz 3-4 bin kişilik huzur evleri yapabiliriz ve onları ağırlayabiliriz.

– Türkiye inşallah bu işi şu ana kadar geldiği gibi yönetmeye devam eder. Bu durum dünyada pozitif görünüm sağlar. İtalya’dan arkadaşlarımla konuşuyorum, feryat ediyorlar. İspanya bitmiş, Fransızlar “Biz uyumuşuz” diyorlar. Bu ülkeler şu an kendilerini sorguluyorlar.

– Dubai, Hırvatistan, Kazakistan ilk açılan ülkeler olur. En şanslı ülkelerden biri de biziz. Bu süreci başarılı bir şekilde yönetmeye devam edersek seçici olan taraf biz oluruz. Hangi ülkeye açalım diye seçen taraf oluruz.

– Bu süreçte birbirimizi desteklememiz lazım. Büyük bir kaza oldu ve yeniden ayağa kalkacağız. Bu krizi fırsata çevirmeliyiz. Venüs’e yatırım yapacak halimiz yok. Farklı düşünmeliyiz.

– TUI ce FTI’ın en büyük şansı Alman olmaları ve Alman hükümeti tarafından destek almalarıdır. Her iki tur operatörü de hayatlarına devam eder. Anex, Coral ve Pegas gibi tur operatörlerimizin desteklenmesi lazım. Bence tur operatörleri ülkemizin stratejik sektörü olmalı. Türkiye turizmini bugünlere oteller değil tur operatörleri getirdi. Devlet onlara maksimum destek vermeli. Bu tur operatörleri ile yaşadığımız ilk kriz değil. Ben her zaman onlara destek oldum. Onlar bizim için çok değerli. Ancak bana kızacaklar ama tur operatörlerimiz de her dala atlamamalı.

– İç turizm Ramazan Bayramı ile rahatlar. Yurt dışına çıkan 5 milyon insanımız da Türkiye içinde kalacak. İç pazarda dar gelirlilere de imkanlar tanınmalı. Bir kereliğine mahsus bir çalışma yapılabilir.

– Sağlık çalışanlarımıza Bakanlığımız öncülüğünde pozitif ayrım yapılabilir. Sadece sağlık çalışanları değil, bu süreçte yıprananlara bu pozitif ayrımcılık uygulanabilir.

Sezgin Özer, “Umudumuzu kaybettiğimiz an bittiğimiz andır”

Sezgin Özer, “Umudumuzu kaybettiğimiz an bittiğimiz andır”

Tourism Today’in Instagram (@tourismtoday_official) üzerinden gerçekleştirdiği Tourism Today Talks Live’in bugünkü konuğu Kilit Global Genel Müdürü Sezgin Özer oldu.

Sezgin Özer, saat 16.00’da Tourism Today Genel Yayın Yönetmeni Haluk Özsevim’in sorularını yanıtladı.

– Bu virüsün tek güzelliği uzun yıllar ihmal ettiğim ailemle birlikte olup kitap okumak oldu. Bu süreçte bazı değerlerin ne kadar lüks olduğunu da gördüm. Akraba ve arkadaş ziyaretlerinin ne kadar güzel olduğunu anladık.

– Şu an global bir kriz içindeyiz. Bu krizden en fazla etkilenen sektör turizm oldu. Turizm krizlerden çabuk etkilenen sonrasında daha yavaş toparlanan bir sektör.

– Ben 2020 için iyi bir tablo çizemiyorum ve 2021’e yönelerek planlamalarımızı da ona göre yapmamız gerektiğini düşünüyorum. 2020’de hayat normale dönse de ilk akıllara gelecek olan seyahat olmayacak. Sağlık ve ekonominin yaratacağı psikolojik etkiler olacak.

– 2020 yılında virüs sona ererse ve iyi bir hazırlık süreci geçirirsek 2021’de çok iyi bir sezon geçirebiliriz.

– Acenta ve tur operatörleri nakit akışlarını ayarlamak zorundalar. Bu nedenle acenta ve tur operatörleri yaptıkları rezervasyonları iptal etmek yerine rezervasyonun farklı bir tarihe kaydırılması için çaba harcamalı. Çünkü iptal edilen turların para iadesinde sıkıntı olursa daha da zor duruma düşebiliriz. İptalden ziyade öteleme daha doğru bir adım.

– Biz 2019’da 1.2 milyon turiste hizmet vermiştik. Bu sene için ise hedefimiz 1.5 milyon turistti. Erken rezervasyonlarda yüzde 15 artış da vardı. Ama sezon başlamadan bu kriz ile karşı karşıya kaldık.

– Kriz ile birlikte açıklanan destekler olmuştu ve bu destekler bizi hayal kırıklığına uğratmıştı ama sonrasındaki düzenlemeler çok çok olumlu oldu.

– Antalya yerel yönetimlerini kutluyorum. Antalya diğer şehirlere göre normal hayata daha çabuk dönebilecektir.

– Kilit Global olarak 14 ülke ile çalışıyoruz. En önemli pazarlarımızdan biri Rusya. Karamsar tablo çizmek istemem ama 2020 için Rusya pazarında iki senaryo var. İyimser senaryo Ağustos’ta bu pazar ivme kazanır. Kötümser senaryo ise bu pazarda 2020 sezonu tamamen kapanır. Rusya pazarındaki arkadaşlarla konuşuyorum ve onlar da 2020 için olumlu bir tablo çizmiyor.

– Rusya pazarında içe kapanma olacaktır. Soçi ve Kırım gibi bölgelere seyahat etmeleri istenecek. Kırım’daki oteller ise sağlık garantisini konuşuyor. Virüs bitse de Rusya’da ekonomik sıkıntılar var. Ağustos’ta gelmeye başlasalar da çok parlak bir sezon olmaz.

– İnsanlar kalabalıktan kaçınacak. Büyük kitleler ile tatil yapmak istemeyebilirler. Bu noktada bizim otellerimiz çok avantajlı. Büyük ve geniş otellere sahibiz. Bu durum İspanya, İtalya ve Fransa’da böyle değil. Otellerimizin büyük ve ferah yapısı bize büyük avantaj sağlayabilir. Ancak tüketici ne isteyecek zamanla göreceğiz.

– Polyannacılık yapmaya gerek yok. Bu saatten sonra artık gerçekleri konuşmalıyız. Dünya Sağlık Örgütü virüsün son bulacağına yönelik tarih veremezken bizim sezon açılışına yönelik tarih vermemiz ne kadar doğru?

– Antalya’da izolasyona aynen devam etmeliyiz. Antalya’ya dışarıdan kimse kabul edilmemeli. Bu illetten tam olarak kurtulmadan Antalya’daki izolasyonu kaldırmamalıyız.

– Sektör olarak çok hızlı hareket edebiliyoruz. Karamsar tablolar çizsek de biz umutluyuz. Umudumuzu kaybettiğimiz an bittiğimiz andır. Rakiplerimize göre daha avantajlıyız ve onlardan daha çabuk toparlanabiliriz.

Alattin Çakıcı tahliye edildi

Alattin Çakıcı yeni İnfaz Yasası kapsamında hükümlü bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi’nden tahliye edildi.

Çakıcı, yattığı süre denetimli serbestliği karşıladığı için doğrudan koşullu salıverilme ile tahliye edildi.

  • ALAATTİN ÇAKICI KİMDİR? TAHLİYE EDİLDİ Mİ?

AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Çakıcı’nın avukatı Zeyney Çiftçi’den de tahliyeye ilişkin açıklama geldi. Çiftçi, sosyal medyada hesabından yaptığı açıklamada, “Müvekkilim Alaattin Çakıcı tahliye edilmiştir. Eski Kırkpınar Güreş Ağası olan arkadaşı Mustafa Altınhan’ın Sarozdaki otelinde inzivaya çekilmiştir.Tüm sevenlerine duyurulur.” ifadelerini kullandı.

Avukat Zeynep ÇİFTÇİ@AvukatCiftci

Müvekkilim Alaattin Çakıcı tahliye edilmiştir. Eski Kırkpınar Güreş Ağası olan arkadaşı Mustafa Altınhan’ın Sarozdaki otelinde inzivaya çekilmiştir.Tüm sevenlerine duyurulur.
Av. Zeynep Çiftçi

ALAATTİN ÇAKIÇI’NIN SUÇU NEYDİ?

Türk organize suç örgütü lideri olarak tanındı. Alaattin Çakıcı, 17 Ağustos 1998’de Türk ve Avusturya polisiyle birlikte düzenlenen bir operasyonla modacı Canan Yaka ile sanatçı Selçuk Ural’ın kızı Aslı Ural’la birlikte Fransa’nın Nice kentinde yakalanmıştı.

Çakıcı’nın üzerinden Nedim Caner adına düzenlenmiş kırmızı bir pasaport ve 17.000 dolar çıkmıştı.

Gazeteci Hıncal Uluç’u yaralamaya azmettirmek davasında üç yıl dört ay hapis cezası verildi.

15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali’ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili davada, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan üç yıl dört ay, müessir fiile azmettirmekten de 14 yıl dokuz ay cezaya çarptırıldı. Yargıtay çete suçundan verilen cezayı onarken müessir fiile azmettirme cezasında usul eksikliği buldu.

Borsacı Adil Öngen’in arabasının kurşunlanmasıyla ilgili olarak on yıl on ay cezaya çarptırıldı.

Uludağ’da 1995 yılında eski eşi Nuriye Uğur Kılıç’ın öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddiasıyla yargılandı ve 2006 yılında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önce ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kılıç’ın Çakıcı’ya söylediği “Öcalan senden daha şerefli” sözü nedeni ile tahrik indirimi yaptı ve neticede Çakıcı’ya 19 yıl iki ay hapis cezası verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildi.

90 BİN KİŞİ TAHLİYE

İnfaz düzenlemesine ilişkin kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilip, Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından Antalya E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliyeler başladı. Cezaevinden gün sonuna kadar yaklaşık 900 mahkumun tahliye edileceği açıklandı.

Antalya'da tahliyeler başladı

Antalya E Tipi Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumu önünde dün sabah saatlerinden itibaren yoğun güvenlik önlemleri alınmaya başladı. Cezaevine sivil vatandaş ve araçlar yaklaştırılmazken, çevik kuvvet ve özel harekat polisleri de çevrede kuş uçurtmadı. Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun önüne bu sabah erken saatlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait özel halk otobüsleri getirildi. Ailelerin cezaevi önündeki bekleyişleri sürürken, polis ve jandarma, kurdukları bariyerlere kimseyi yaklaştırmadı.

Gazetecilerin görüntü almaması için de yoğun çaba harcayan jandarma, cezaevi kapısının önünde mahkumları otobüslere alırken, çekim yapan gazetecileri gördükten sonra otobüsleri cezaevi yerleşkesinin içine çektirdi. Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş çaplı güvenlik tedbirleri eşliğinde maskeleri takılı bir şekilde sosyal mesafe kuralına göre otobüslere alınan mahkumlar, cezaevinden jandarma ve polis eskortu eşliğinde çıkarıldı.

Bir yakınının çıkışını bekleyen Ali Kılıç, kötü duygular içerisinde olduğunu belirterek, “Çocuğun çıkıp çıkmayacağı belli değil. İçeriden telefon açarak ‘Enişte çıkacağım’ dedi. Geldik ama içeriye sokmuyorlar. Mahkumları otobüslere bindiriyorlar. Mahkumumuzu yoldan alabilir miyiz diyoruz. Ancak otobüs durmayacak. Kimilerini Antalya içerisine, kimilerini de otogara bırakacaklarını söylüyorlar. Ben Antalya içerisinde otobüs mü takip edeceğim” dedi.

Sultan Poyraz ise, “Çok mutluyuz tabii ki. Çocuklarımız çıkıyor. Daha 5 ayı vardı. Erken ama izinli olarak çıkacak. Keşke temelli çıksaydı. Heyecanlıyım. Bekliyorum, ancak nereden alacağımızı bilmiyorum. Otobüsle çıkışlarını bekliyoruz” diye konuştu.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ise yapılan uygulamanın tamamen mahkumların ve ailelerinin sağlığı ile ilgili olduğunu belirterek, cezaevinden alınan mahkumların şehir içinde evlerine kadar bırakılacağını açıkladı. Başsavcılık, Antalya dışında ikamet edenlerin ise otogara bırakılacağını, seyahat için belgelerinin ise cezaevinde kendilerine teslim edildiğini söyledi.

Gün sonuna kadar Antalya Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndan yaklaşık 900 kişinin tahliye olacağı açıklandı. Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda olanların işlemleri ise devam ediyor.

DÜZENLEMEDEN KİMLER FAYDALANIYOR?

İnfaz düzenlemesine ilişkin kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Kabul edilen yasa kapsamında koronavirüs nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlüler, 31 Mayıs 2020’ye kadar izinli sayılacak. Salgının devam etmesi halinde bu süre 2 aylık sürelerle 3 kez uzatılabilecek. Ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitiren hükümlüler de denetimli serbestlikten yararlanacak.

TEPKİLER SES GETİRDİ: SALDA GÖLÜ ÇALIŞMALARI DURDURULDU

TOKİ’den yapılan açıklamada “Yüklenici firma hakkında kusurlu davranışları nedeniyle gerekli maddi ve sözleşmesindeki diğer ceza hükümleri işletilmiştir” denildi…
Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’nde iş makinelerinin çalıştığına ilişkin görüntülerin ortaya çıkması sonrası olay yerine giden CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, çalışmaların durdurulduğunu açıkladı.
Millet Bahçesi yapılması için çalışmaların başladığı belirtilen Salda Gölü’nden gelen görüntülere kamuoyundan büyük tepki oluştu. Çıplak ayakla dahi basılması yasak olan beyaz kumların üzerinde, iş makinelerinin çalışmaya başladığı görüldü.
CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Salda Gölü’ndeki çalışmaların durdurulduğunu açıkladı. TOKİ’den yapılan açıklamada ise, “Yüklenici firma hakkında kusurlu davranışları nedeniyle gerekli maddi ve sözleşmesindeki diğer ceza hükümleri işletilmiştir” denildi.
Videonun sosyal medyada yayılması üzerine olay yerine giden CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, çalışmaların durdurulduğunu açıkladı. Kendilerine çalışmaların müteahhit firma tarafından tek taraflı bir kararla başlatıldığının aktarıldığını söyleyen Mehmet Göker, “Buradan sonra Cumhuriyet savcılığına gidip olayın sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi.
TOKİ’den açıklama
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı, Salda Gölü’ndeki inşaat alanına makineli araçların girmesi nedeniyle yüklenici firmaya sözleşmesindeki cezai hükümlerin işletildiğini bildirdi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Paylaşımlarda yer alan görüntüler yüklenici firmanın şantiye alanı ve otopark bölümünde arazi düzenleme görüntüleri olup, koruma amaçlı oluşturulan yaklaşım mesafesinin dışında küçük bir alandır. Bu görüntüler kamuoyu gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı olarak bizleri de oldukça rahatsız etmiştir.
Yüklenici firmaya makineli araçların inşaat alanına kesinlikle sokulmaması talimatı verilmesine rağmen bu konuda yeterli hassasiyet gösterilmemiştir. Yüklenici firma hakkında kusurlu davranışları nedeniyle gerekli maddi ve sözleşmesindeki diğer ceza hükümleri işletilmiştir. Ayrıca, müşavir firma ve sorumlu personeller ile ilgili soruşturma başlatılmış olup, sorumlu olan personeller görevlerinden uzaklaştırılmıştır.”

15-04-2020 03:41

‘DOKUNMAYACAĞIZ’ DEMİŞLERDİ SALDA GÖLÜNE KAMYONLAR GİRDİ

Yapılmak istenen inşaatlara gelen tepkiler üzerine yıkım faaliyetlerinin durdurulduğu Salda Gölü’ne korona bahane edilerek kamyonlar sokulup yıkıma başlandı…

Doğallığına dokunmayacağız denilerek ziyarete kapatılan Salda Gölü’ne korona salgını ortamında  iş makinaları ile katletmeye başladılar” ifadelerini kullandı.
CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, konuyu sosyal medya hesabından duyurdu. Göker, “Corona salgınını gerekçe göstererek ziyarete kapatılan, doğallığına dokunmayacağız dedikleri Salda Gölü’nde iş makinaları ile katletmeye başladılar” dedi.
Türkiye’nin Maldivler’i diye anılan Salda Gölü’nün bulunduğu Burdur Yeşilova’nın Belediye Başkanı Mümtaz Şenel, göl çevresinde yaşanacak yapılaşmayı anlatırken Çevre Bakanlığı’nın projesinde bungalov evlerden asansörlü ve klimalı sağlık yapılarına, mescit, kafeterya ve tuvalete kadar birçok betonarme bina bulunduğunu belirterek, “Burada başlayacak bir yapılaşma Saldivler’in sonu olur. Tıpkı Ayder ve Uzungöl’de yaşadığımız gibi” demişti.
Ancak gelen tepkiler üzerine Salda Gölü ziyarete kapatılarak faaliyet durdurulmuştu.
Salda Gölünde neler oluyor
Üzerine ayakkabıyla bile basılmaması gereken Salda Gölü’nün beyaz renkli hidromanyezit kumulları Millet Bahçesi projesi için iş makineleriyle kamyonlara doldurularak taşınıyor
facebook sharing button 228twitter sharing button 159whatsapp sharing buttonmessenger sharing buttonlinkedin sharing buttonsharethis sharing button
Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan doğal sit alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) niteliğindeki Salda Gölü’nde geçtiğimiz günlerde yapımına başlanan Millet Bahçesi projesi kapsamında milyonlarca yılda oluşan ve göle özelliğini veren beyaz renkli kumular kamyonlarla taşınmaya başlandı. İş makineleri ile kamyonlara doldurularak ilçeye yakın bölgede bulunan Halk Plajı’na taşınan kumların yürüyüş yolu yapılması için taşındığı öne sürüldü. Salda Gölü kıyısında TOKİ eliyle Millet Bahçesi yapılmak istenmesi tepkiyle karşılanırken, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, beyaz kumulların biyomineralizasyon sonucunda oluştuğuna dikkat çekerek ayakkabıyla bile girilmesine izin verilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Türkiye’nin en güzel doğal göllerinden biri olan Burdur’daki Salda Gölü’nde geçtiğimiz yıl gündeme gelen Millet Bahçesi projesi, onca meslek odası ve bilim insanının karşı çıkmasına rağmen geçtiğimiz ay başladı. TOKİ tarafından yapılan tartışmalı ihale ile gündeme gelen Millet Bahçesi projesi için göl kıyısına inen iş makineleri ve kamyonlar, göle özelliğini veren beyaz kumulları Halk Plajı olarak kullanılan bölgeye taşımaya başladı.
BEYAZ KUMLARLA YÜRÜYÜŞ YOLU YAPILACAK İDDİASI
Covid-19 salgını gerekçesiyle giriş çıkışların yasak olduğu şantiye alanında sürdürülen hummalı çalışmalar sırasında yetkililerin daha önce yaptığı gölün doğal dokusuna zarar verilmeyecek açıklamalarına rağmen Salda Gölü’nün kumulların taşınarak tahrip edilmesi dikkat çekiyor. Göldeki biyomineralizasyon oluşumunun en yoğun olduğu bölge olan Beyaz Adalar Mevkii’nden alınan kumullar, toplam bin metrekarenin üzerinde yapılaşma öngörülen Halk Plajı bölgesine getiriliyor. Millet Bahçesi projesi kapsamında bu alanda otopark, kafe, sağlık birimleri, satış üniteleri, mescit ve tuvalet gibi yapılarla sosyal donatıların yapılması planlanıyor. İddiaya göre bu alana taşınan beyaz kumullar yürüyüş yolu yapımında kullanılacak.
CHP’Lİ GÖKER TEPKİ GÖSTERDİ: ‘KATLETMEYE BAŞLADILAR’
Salda Gölü’nde yaşanan kumul tahribatına tepki gösteren CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Corona salgınını gerekçe göstererek ziyarete kapatılan, doğallığına dokunmayacağız dedikleri Salda Gölü’nü iş makineleri ile katletmeye başladılar” ifadelerini kullandı.
EMİNE ERDOĞAN ‘BEN MUTMAİN OLDUM’ DEMİŞTİ
Eylül 2019’da Millet Bahçesi tartışmalarıyla gündeme gelen Salda Gölü’nü ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, projeyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan bilgi almasının ardından  “Ben mutmain oldum, halkımızın da mutmain olmasını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullanmıştı. Projenin çok güzel bir girişim olduğunu savunan Emine Erdoğan, “Halkımız buraya geldiği zaman arabalarını gölün dibine kadar çekmeyecekler. İhtiyaçlarını giderebilecekleri, yemek yiyebilecekleri belki ufak bir restoran, işte duş alabilecekleri bir yer. Buraya zarar vermeden tahta veya taştan yapılan basit yerler olacak, diye bakanımız söyledi. Ben de kendisine güveniyorum ve tebrik ediyorum” görüşünü dile getirmişti.
KESİCİ: ‘AYAKKABIYLA BİLE BASILMAMASI GEREKİYOR’
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, beyaz kumulların biyomineralizasyon sonucunda oluştuğuna dikkat çekerek ayakkabıyla bile girilmesine izin verilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunmuştu. Salda Gölü çevresinde bilimsel çalışmalar yapan Kesici,“Bir bilim insanı olarak Salda Gölü kıyısında yapılacak millet bahçesi projesini ben de inceledim. Çivi bile çakılmayacak söylemleriyle basite indirgenen projede asansör ve devasa klimalar var. Restoranlar, kahvehaneler, kafeteryalar, otoparklar var. Beton ve demirden çivilerin çakılacağı bu projenin Salda Gölünü koruyacağına inanmadım. Açıkçası ben mutmain olmadım” görüşünü dile getirmişti.
Türkiye’nin titizlikle koruması gereken Salda Gölü’ne özelliğini veren beyaz kumulların Millet Bahçesi uğruna tahrip edilmesi konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıklama yapması bekleniyor. ( Yusuf Yavuz/Odatv)

Okul müdürü direksiyon başında kalbine yenildi

 

ANTALYA’da Başöğretmen Atatürk Ortaokulu Müdürü Sebahattin Akyıl (60), otomobiliyle seyir halindeyken kalp krizi geçirdi. Sağlık ekibinin yarım saatlik kalp masajına rağmen Akyıl kurtarılamadı.

Olay sabah saat 11.00 sıralarında, Konyaaltı ilçesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Başöğretmen Atatürk Ortaokulu Müdürü Sebahattin Akyıl, otomobiliyle Konyaaltı istikametine doğru seyir halindeyken eski İl Sağlık Müdürlüğü kavşağını geçtikten sonra kalp krizi geçirdi. Kontrolden çıkan otomobil, refüje çıkarak durabildi. Otomobilde bulunan okul çalışanı, sağlık ekiplerine haber verdi. Bu arada, vatandaşlar direksiyonda hareketsiz halde yatan Akyıl’ı otomobilden çıkartarak çimlere yatırdı.

Bu sırada nöbetten çıkıp evine giden sağlık çalışanı Sinan Elma, kazayı görüp durdu. Elma, Sebahattin Akyıl’a kalp masajı yapmaya başladı. Kısa sürede verilen adrese gelen 112 ekipleri, Sinan Elma ile birlikte okul müdürünü hayata döndürmeye çalıştı. Çimlerin üzerinde yaklaşık yarım saat kalp masajı yapılan Akyıl, ambulansla yakındaki bir hastaneye götürüldü. Sebahattin Akyıl’a ambulansta da eşlik eden sağlık çalışanı Sinan Elma’nın aracı da polisler tarafından okul müdürünün kaldırıldığı hastaneye götürüldü. Sebahattin Akyıl, hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Haber verilmesi üzerine hastaneye gelen müdürün iki oğlu, eşi ve mesai arkadaşları, kötü haberi alınca büyük üzüntü yaşadı. Sebahattin Akyıl’ın otomobilinde olan okul çalışanı ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.

ANTALYA'DA BASOGRETMEN ATATURK ORTAOKULU MUDURU SEBAHATTIN AKYIL (60), OTOMOBILIYLE SEYIR HALINDEYKEN KALP KRIZI GECIRDI. SAGLIK CALISANI SINAN ELMANIN (SOL BASTA AYAKTAKI) VE SAGLIK EKIBININ YARIM SAATLIK KALP MASAJINA RAGMEN AKYIL KURTARILAMADI.(FOTO:SULEYMAN EKIN/ANTALYA-DHA)

ANTALYA'DA BASOGRETMEN ATATURK ORTAOKULU MUDURU SEBAHATTIN AKYIL (60), OTOMOBILIYLE SEYIR HALINDEYKEN KALP KRIZI GECIRDI. SAGLIK CALISANI SINAN ELMANIN (ARKADA SERUMU TUTAN) VE SAGLIK EKIBININ YARIM SAATLIK KALP MASAJINA RAGMEN AKYIL KURTARILAMADI.(FOTO:SULEYMAN EKIN/ANTALYA-DHA)

ANTALYA'DA BASOGRETMEN ATATURK ORTAOKULU MUDURU SEBAHATTIN AKYIL (60), OTOMOBILIYLE SEYIR HALINDEYKEN KALP KRIZI GECIRDI. SAGLIK CALISANI SINAN ELMANIN VE SAGLIK EKIBININ YARIM SAATLIK KALP MASAJINA RAGMEN AKYIL KURTARILAMADI.(FOTO:SULEYMAN EKIN/ANTALYA-DHA)

ANTALYA'DA BASOGRETMEN ATATURK ORTAOKULU MUDURU SEBAHATTIN AKYIL (60), OTOMOBILIYLE SEYIR HALINDEYKEN KALP KRIZI GECIRDI. SAGLIK CALISANI SINAN ELMANIN VE SAGLIK EKIBININ YARIM SAATLIK KALP MASAJINA RAGMEN AKYIL KURTARILAMADI.(FOTO:SULEYMAN EKIN/ANTALYA-DHA)

ANTALYA'DA BASOGRETMEN ATATURK ORTAOKULU MUDURU SEBAHATTIN AKYIL (60), OTOMOBILIYLE SEYIR HALINDEYKEN KALP KRIZI GECIRDI. SAGLIK CALISANI SINAN ELMANIN VE SAGLIK EKIBININ YARIM SAATLIK KALP MASAJINA RAGMEN AKYIL KURTARILAMADI.(FOTO:SULEYMAN EKIN/ANTALYA-DHA)

ANTALYA'DA BASOGRETMEN ATATURK ORTAOKULU MUDURU SEBAHATTIN AKYIL (60), OTOMOBILIYLE SEYIR HALINDEYKEN KALP KRIZI GECIRDI. SAGLIK CALISANI SINAN ELMANIN VE SAGLIK EKIBININ YARIM SAATLIK KALP MASAJINA RAGMEN AKYIL KURTARILAMADI.(FOTO:SULEYMAN EKIN/ANTALYA-DHA)

Antalya’da koronavirüs vakaları açıklandı

ANTALYA Valisi Münir Karaloğlu, kentte şu an 178 koronavirüs hastası olduğunu, 9 hastanın ise yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Vali Münir Karaloğlu, koronavirüs salgınına ilişkin açıklama yaptı. Karaloğlu, koronavirüs testi pozitif çıkan hastalardan 103’ünün takibinin evlerinde yapıldığını, 66’sının tedavisinin hastanelerde sürdüğünü, 9’unun yoğun bakım servisinde olduğu bilgisini paylaşırken, yoğun bakımdaki 3 hastanın da entübe olduğunu belirtti. Yaşamını yitiren 9 vatandaşın yaş ortalamasının 74 olduğunu aktaran Vali Karaloğlu, tamamının koronavirüs dışında ikinci, üçüncü hastalıkları olduğunu söyledi. Vali Karaloğlu, evden takibi yapılan hastalardan 45’inin hiçbir belirtisi olmadığını, ancak testleri pozitif çıktığı için evlerinde karantinaya alındıklarını belirtti.

Antalya genelindeki hastanelerde 7 bin 500 yatak kapasitesi olduğunu belirten Karaloğlu, bunların 2 bin 500’ünü Covid-19’la mücadele için ayırdıklarını söyledi. 1265 yoğun bakım yatağı olduğunu kaydeden Vali Karaloğlu, Antalya’daki bilim kurulunun projeksiyonuna göre en yüksek dönemde bile Antalya’nın yatak bakımından yeterli olacağı bilgisini paylaştı. Karaloğlu, hastalığın yayılımını engellemek için hareket ve temasın azaltılması gerektiğini de hatırlattı.

 

Antalya’da evlerde korona testi yapılmaya başladı

Sağlık Bakanlığı ekipleri, Antalya’nın Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Döşemealtı ve Aksu ilçelerinde evleri dolaşarak koronavirüs testi yapmaya başladı.

İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, TUİK tarafından randomize alınan (rastgele seçilen) 500 hane ziyaret edilecek.

30 diş hekiminden oluşacak ikişer kişilik 15 ekip, ziyaret ettikleri evlerdeki vatandaşların boğaz ve burunlarından sürüntü ile numune alacak.

Bakanlığın amacının kentteki covid 19 hastalık yükü araştırması olduğu belirtilirken, vatandaşların da gelen ekiplerden sağlık müdürlüğü kimliklerini göstermelerini isteyebilecekleri kaydedildi.